Profesör Doktor Ameliyat Yapabilir Mi? Bir Hayal Kırıklığının Ardında
Kayseri’nin akşamları, farklı bir huzur verir insana. Gözlerim, pencereden dışarıyı izlerken, şehri kuş bakışı görmenin verdiği dinginlik beni sarar. Belki de bu şehirde büyümemin etkisidir, bazen her şey bir araya gelince, bir anı, bir soruyu daha derinlemesine sorgulamak isterim. Bugün, o anlardan birine, belki de en önemli soruya takıldım: “Profesör doktor ameliyat yapabilir mi?”
Bu, belki de tıp dünyasına dair hepimizin içinde bir kenarda duran gizli sorulardan biridir. Tıp fakültesini kazanıp, yıllarca eğitim aldıktan sonra, profesörlük gibi bir unvana sahip olabilirsiniz, ama sorunun cevabı aslında çok daha karmaşıktır. İçimdeki bu soru, bir gece, hayatımın en zor anlarından birinde bana büyük bir anlam kazandı. Şimdi gelin, o anı anlatayım, belki de bu sorunun cevabını birlikte keşfederiz.
Hayatımın En Zor Kararı
İlk defa karşılaştığımda, gözlerindeki o derin, sessiz duruşu hiç unutmadım. Babam, yıllardır hastaydı ama bir türlü teşhis konulamıyordu. Doktorlar birbirini izledi, tedaviler denendi ama hiçbir sonuç alınamadı. Kayseri’deki o sıradan hastane odasında, hep aynı tıbbî terimler, aynı boş umut dolu ifadeler… Bir gün, babamın durumu daha da kötüleşti. Artık evde bakım yapamayacak hale gelmişti. Hastaneye kaldırdık, o an her şeyin sonunda olabileceğini biliyordum ama yine de bir umut vardı içimde.
Odaya giren profesör doktor, yıllarının birikimiyle, yetkinliğiyle kendini belli ediyordu. O kadar sağlam bir duruşu vardı ki, sanki başka bir dünyadan gelmiş gibi. Babama odaklanarak konuşmaya başladı, sakin ve güven verici bir şekilde. Herkesin sesi yükselirken, profesörün ses tonundaki denge bana sanki bu kadar büyük bir yükü tek başına taşıyabilirmiş gibi gelmişti. Babama yapılacak olan operasyonu anlatırken, umudu hep elinde tutmaya çalışıyordu. Ama sonra, bir anlık sessizlik… O anı hiç unutmuyorum. Bir an düşündü, derin bir nefes aldı ve dedi ki: “Bu operasyon, zorlu bir süreç olacak. Ama ben, elimden geleni yapacağım.”
İşte o an, bu kadar yüksek unvana sahip birinin bile, yüzündeki kararsızlıkla, içindeki tereddütle mücadele ettiğini görmek bana başka bir bakış açısı kazandırmıştı. Profesör doktor ameliyat yapabilir mi sorusu, o an içimde bir soru işareti halini aldı.
Gerçekten Yapabilir Mi?
Babamın ameliyatı için hazırlıklar başladı. O anda, doktorun yüzündeki bu kadar büyük bir sorumluluğun, bu kadar büyük bir ağırlığın altından kalkıp kalkamayacağını merak ediyordum. O kadar fazla eğitim almış, onlarca hastayı iyileştirmiş bir insanın bile zaman zaman kararsızlık yaşadığını görmek, beni hem huzursuz etti hem de bir parça güven verdi. Herkesin içinde bir insanlık payı vardır; hepimiz hata yapabiliriz. Bir profesörün bile şüpheleri varsa, ne kadar doğru bir karar vermiş olabilirim ki? Düşüncelerim arasında kaybolurken, sorunun cevabını bir türlü bulamıyordum.
Ameliyat günü geldiğinde, bir şeyler değişmişti. Babamın odasında beklerken, profesörün geldiğini gördüm. O gün, bir gariplik vardı. Herkes çok hızlı hareket ediyordu ama profesörün yüzündeki gerginlik her şeyin önündeydi. “Hazır mısınız?” diye sordu ve gözleri bana doğru kaydı. Onunla göz göze geldiğimiz o anı hiçbir zaman unutamayacağım. İçimden bir şeyler geçiyordu ama onu anlayacak kelimelerim yoktu. “Bu sadece bir iş değil,” diye düşündüm, “bu bir insanın hayatı, bu bir ailenin geleceği. Kimse her zaman emin olamaz, ama bazen bir adım atmak gerekir.”
Ameliyat başlamak üzereydi. Babamın yüzü, az önceki o kararlı halinden çok daha sakin bir hale gelmişti. Sanki doktorun ona verdiği güven, o kararsızlığı silmişti. O gün, hayal kırıklığım biraz olsun azalmıştı, çünkü profesörün yalnızca eğitimini değil, aynı zamanda insani yönünü de gördüm. Bir insan, bir profesör, bazen sadece bilgi değil, güven verici bir duruşla da iyileştirir.
Ameliyatın Sonrası ve Gerçekler
Babamın ameliyatı başarılı geçti. O an, profesörün ne kadar cesur ve kararlı olduğunu bir kez daha anladım. Tüm o korkularım ve tereddütlerim geride kaldı. Şimdi, sorunun cevabı hakkında kesin bir yargıya varabiliyorum: Evet, profesör doktor ameliyat yapabilir. Ama sadece bilgiyle değil, aynı zamanda insan olma cesaretiyle. Herkesin içinde bir insanlık payı olduğuna inanıyorum, profesörler de bu gerçeği asla unutmamalıdır.
Hayal Kırıklığından Umuda
Kayseri’nin akşamına geri dönerken, gözlerim bu kez bir başka şekilde şehre bakıyordu. Umut, bazen en karanlık anlarda doğar. Herkesin yaptığı işin mükemmel olmasını beklemek yanlış olur; ama bir profesörün bile içinde kırılganlık barındırdığını görmek, bana hayatı daha derinlemesine anlamama yardımcı oldu.
İçimde bir yerlerde, artık bu soruya verdiğim cevap netleşmişti. Profesör doktor ameliyat yapabilir, ama o yaparken de insan kalmalıdır. Yalnızca bilgi değil, aynı zamanda hislerle hareket etmek, insanı bir adım daha ileriye taşır. Ve bu, hayatta en önemli şeydir: İnsanın kendisiyle barışık olması.
Bugün, profesörün, babamın hayatını kurtarmak için gösterdiği çaba, bana hep hatırlatacak bir şey oldu: Herkesin, en yüksek unvana sahip olsa bile, duygusal bir yönü vardır. O yönü göstermek, bazen bir insanın hayatını değiştirebilir. Ve bu yüzden, profesörlerin sadece eğitimli değil, aynı zamanda insani bir dokunuşla da ameliyat yapabilmesi gerekir.
Hikayemi burada bitiriyorum, ama içinde yaşadığım duygular hep burada kalacak. Hayal kırıklığından, umuda uzanan bu yolculuk, bana çok şey öğretti.