Tekerlek Ne İşe Yarar? Felsefi Bir İnceleme Felsefe, her zaman soru sormaktan ibaret olmuştur. İnsanlık, çok eski zamanlardan bu yana dünyayı anlamaya çalışırken, geriye doğru baktığında tek bir soruya odaklanmak zor olur: “Gerçekten ne işe yarar?” Bu, gündelik yaşamın olağan nesneleri hakkında bile geçerli bir sorudur. Örneğin, bir tekerleğin ne işe yaradığını sorarsak, birçok farklı cevapla karşılaşabiliriz: bir ulaşım aracı, bir mühendislik harikası veya bir tarihsel devrim. Ama belki de sorulması gereken en önemli soru, tek başına tekerleğin ne işe yaradığından daha derin, daha soyut bir sorgulama olabilir: Tekerlek, insanlık için sadece fiziksel bir icat mı, yoksa bilinç, etik ve…
Yorum BırakGünlük Merak Yazılar
Gebelikte Çatlaklar: Ontoloji, Epistemoloji ve Etik Perspektifinden Bir İnceleme Hayat, ne zaman başladığı ve nasıl sona erdiği hakkında hep derin sorular sorarız. Belki de bu soruların en büyüğü, “Biz kimiz?” ve “Gerçekten neyi biliyoruz?” gibi temel felsefi sorulardır. Bir insanın vücut yapısı, bedenin değişim süreçleri ve bu süreçlerin anlamı, derinlemesine düşünmeyi gerektirir. Gebelikte çatlakların ne zaman oluştuğu gibi görünüşte basit bir soruya daldığımızda bile, bu soruya dair yanıtların etrafında dönen felsefi sorular çoğalır. Ontolojik olarak, bedenin dönüşümüne dair hangi gerçekleri biliyoruz? Epistemolojik olarak, bu dönüşümü anlamak için hangi bilgiye sahibiz? Ve etik olarak, doğum sürecinde bedensel değişikliklere dair sahip olduğumuz…
Yorum Bırak“Bindik Bir Alamete, Gidiyoruz Kıyamet” ve Siyasetin Kıyısında: Toplumsal Düzen ve Güç İlişkilerinin Derinliklerine Yolculuk Giriş: Toplumsal Düzenin Çöküşüne Doğru Bir Bakış Modern toplumlar, tarih boyunca iktidarın, kurumların ve ideolojilerin dinamikleriyle şekillendi. Bu yapılar, toplumun düzenini sağlamak ve bireylerin yaşamlarını organize etmek için temel taşıyıcılar olarak işlev gördü. Ancak son yıllarda, dünyada yaşanan toplumsal ve siyasal değişimler, bu düzenin ne kadar kırılgan olduğuna dair ciddi soru işaretleri uyandırdı. “Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamet” derken, aslında toplumsal düzenin ve iktidarın temellerinde bir çöküş mü yaşanıyor? Gerçekten kıyamet mi geliyor, yoksa bu, yalnızca gücün, kurumların ve ideolojilerin çatıştığı bir dönemin ürünü mü?…
Yorum BırakArtvin Yusufeli’nin Taşınma Hikayesi: Pedagojik Bir Bakış Öğrenme, sadece sınıf duvarlarıyla sınırlı kalmayan, her an, her yerde, her şekilde gerçekleşebilen bir süreçtir. İnsanlar, hayatta karşılaştıkları zorluklarla başa çıkmak için öğrendikçe, değişir ve dönüşürler. Bir yerin taşınması, özellikle de yıllar içinde birçok kez gerçekleşen bir taşınma, toplulukların hafızasında silinmez izler bırakır. Bu taşınmalar, sadece fiziki mekanların değil, insanların ruhunun da yeniden şekillendiği anlara işaret eder. Artvin Yusufeli’nin birkaç kez taşınması, bir yandan coğrafi değişimlerin etkisini gösterirken, diğer yandan eğitim ve toplumsal yapının da evrimine dair derin sorular ortaya koyar. Yusufeli’nin Taşınma Süreci Yusufeli, Artvin’in tarihi bir ilçesi olup, son yıllarda özellikle…
Yorum Bırakİzole Çekirdek Aile Ne Demek? Bir Ailenin Evrimi ve Günümüzdeki Yeri Giriş: Geçmişten Bugüne Aile Yapısının Evrimi Bir sabah kahvenizi içerken, aklınıza birden şöyle bir soru geliyor: “Gerçekten yalnız mıyım?” Ya da belki de, “Ailem her zaman yanımda olmalı mı?” Bu tür sorular, yalnızca içsel bir merak değil, aynı zamanda aile yapısının evrimini ve toplumdaki yerini sorgulayan bir bakış açısının ürünü olabilir. Hepimizin bildiği gibi, aile dediğimiz kavram, zaman içinde büyük değişimler geçirdi. İster köyde büyümüş, ister şehirde yetişmiş olun, “aile” kelimesinin eskiden çağrıştırdığı büyük, geniş aile yapılarından, günümüzde gittikçe daralan çekirdek aileye kadar birçok farklı versiyonunu görme fırsatımız oldu.…
Yorum BırakÜlkeler Arası Aktarma: Psikolojik Bir Perspektif Bir davranışın, düşüncenin ya da duygunun bir kültürden diğerine taşınması, genellikle gözlemlerimizin ötesinde karmaşık bir yapıya sahiptir. İnsanlar arasında ve kültürler arası etkileşimdeki bu aktarım süreçleri, birçok psikolojik boyutu içerir. Bu yazıda, “ülkeler arası aktarma” kavramını psikolojik açıdan incelemeyi amaçlıyorum. Her birey, kendi deneyimlerinden yola çıkarak dünyayı şekillendirirken, sosyal, bilişsel ve duygusal süreçler birbirine paralel bir şekilde işleyerek bu aktarımın ne kadar derin ve etkileyici olduğunu gösteriyor. Peki, psikolojinin bu farklı boyutları, kültürler arası aktarma süreçlerini nasıl etkiler? Ülkeler Arası Aktarma Nedir? Ülkeler arası aktarma, bir kültürden başka bir kültüre bilgi, düşünce, değer ve…
Yorum BırakSıcak bir akşamüstüydü; gündelik hayatın koşturmacasında bir şeye âdeta takılmış gibiydim: “Rams Global borsada var mı?” Bu soru kulağa ekonomik olabilir; ama zihnimde hemen bir duygu dalgası yükseldi — merak, belirsizlik, belki de bilinmeyeni anlama isteği. İnsan olarak yatkın olduğumuz şey, karmaşık konuları basitleştirme eğilimidir. Borsada “var mı yok mu” sorusu da böyle bir zihinsel kısayoldur. Peki bu sorunun ardında hangi bilişsel, duygusal ve sosyal etkileşim süreçleri gizli? Birlikte bu sorunun peşine düşelim. Rams Global Nedir? — İşyeri mi, Küresel Marka mı? İlk olarak somut bir zemine oturtalım: Rams Global, inşaat, gayrimenkul, sağlık, medya ve turizm gibi birçok sektörde faaliyet…
Yorum BırakGümüş Mecidiye Nedir? Toplumsal Yapıların Gösterişli Bir Parçası Gümüş Mecidiye, Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze kadar gelen bir kültürel simgedir. Genellikle bir tür para veya mücevher olarak kabul edilse de, çok daha derin anlamlar taşır. Belirli bir dönemin iktisadi ve toplumsal yapısını temsil eden bu nesne, yalnızca bir ekonomik değer taşımaz; aynı zamanda, o dönemin kültürel ve toplumsal normlarını, değer yargılarını ve güç ilişkilerini yansıtan bir objedir. Toplumları anlamaya çalışan bir birey olarak, bu tür nesnelerin tarihsel bağlamları içinde nasıl şekillendiğini ve nasıl farklı bireylerin hayatlarına etki ettiğini keşfetmek ilgi verici. Gümüş Mecidiye, bir zamanlar toplumun belirli kesimlerinin sahip olduğu bir gösteriş…
Yorum BırakBurundaki Kılları Çekmek Zararlı Mı? Felsefi Bir Bakış Bir sabah, aynada yüzünüze bakarken, burun deliklerinizin çevresindeki ince tüylerin dikkatinizi çektiğini hayal edin. Sadece birkaç saniye içinde, bir düşünce aklınıza gelir: “Acaba bunları çekmek zararlı mı?” O anda, fiziksel bir eylemi gerçekleştirmenin etik, bilgi kuramı ve varlık anlayışımız üzerindeki etkilerini sorgulamak, belki de insan olmanın özüdür. Bu basit hareket, aslında insanın bedenini, doğayı, toplumu ve kendini nasıl algıladığına dair derin soruları içinde barındırır. Felsefe, her ne kadar soyut bir disiplin gibi görünsede, günlük yaşamın her alanında kendine bir yer bulur. Burundaki kılları çekmek gibi basit bir sorunun felsefi boyutları, hem etik…
Yorum BırakAydınlık Yarınlara Kim Düzenliyor? Edebiyatın Gücüyle Geleceği Şekillendirmek Kelimeler, bir bakıma zamanın ötesinde bir yolculuktur. Onlar, geçmişten geleceğe köprüler kurar, zihinlerde izler bırakır ve insan ruhunun derinliklerinde yankılandıkça yeni dünyalar inşa eder. Edebiyat, işte bu inşaatın ustasıdır. Her satırda bir anlam, her kelimede bir evren saklıdır. Bir anlatı, tıpkı bir ressamın tuvali gibi, sözcüklerle şekillenir; zaman, mekan, karakterler ve olaylar, kurgu aracılığıyla yeniden inşa edilir. Peki, edebiyatın bu gücü bize “aydınlık yarınları” nasıl sunar? Geleceğe dair umutları, korkuları, arayışları ve soruları hangi edebi tekniklerle şekillendiririz? Bu yazıda, “aydınlık yarınlara kim düzenliyor?” sorusunu edebiyatın gücüyle mercek altına alacak; semboller, anlatı teknikleri…
Yorum Bırak